Sonbaharın sert gölgesi

Merhaba sevgili okurlarım,

Daha önce defalarca paylaştığım gibi, Türkiye çok hareketli bir siyaset sahnesinden geçiyor. Kimi zaman aklımızın almadığı, kimi zaman aklımızın yetmediği gelişmelerle, çok hızlı değişen bir gündemin içinde sürükleniyoruz.

CHP’deki gelişmeler buna en taze örneklerden. Bir il başkanının yerine kayyum atanması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Eylül’de yeniden genel başkanlığa dönme hesapları, Gürsel Tekin’in polis eşliğinde il başkanlığı binasına girmesi ve Özgür Özel’in sokaklarda yaptığı mitinglerle…Bütün bunlar, siyasette tansiyonun önümüzdeki günlerde daha da yükseleceğinin işaretleri.

Ama mesele sadece siyasetle sınırlı değil. Sokaklarımızda ve evlerimizde de büyük acılar yaşanıyor. Akran zorbalığının bir yine bir çocuğun hayatına mal olması, eğitimli bir kadının 5 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde eşi tarafından katledilmesi… Bunlar bize, toplumun içten içe kanayan yaralarını gösteriyor. Bugün “küçük” gibi görünen bu olaylar, aslında ileride yaşayabileceğimiz çok daha büyük acıların habercisi.

Büyüklerimizin dediği gibi, bu sonbahar tam anlamıyla bir “yaprak dökümü” olacak gibi görünüyor. Hem Türkiye’de hem dünyada “Bu da mı oldu?” dedirtecek gelişmelerin kapıda olduğunu hissediyoruz. Her gün bir başka gündem, her gün yeni bir kırılma noktası… Bu hareketlilik, siyasetin ve toplumsal hayatın uzun süre durulmayacağını gösteriyor.

Türkiye’nin dışında da dünya karışık. Nepal’de gençlerin yolsuzluk ve sosyal medya yasaklarını protesto ederek sokakları doldurması, Amerika’da Trump’ın en yakın destekçisi olan fenomene yapılan suikast, İsrail’in saldırgan politikaları, İspanya’nın İsrail’e geçen gemileri engellemesi… Üstelik Hollywood yıldızlarının İsrail’le çalışan film şirketleriyle iş yapmayı reddetmesi de, sanatın ve siyasetin iç içe geçtiği yeni bir boyutu gösteriyor.

Kısacası, dünya da kaynıyor. Halkla yöneticiler arasında büyük bir hesaplaşmanın eşiğinde.

Bütün bu karmaşanın arasında en büyük dileğim, Türkiye’nin bu dönemi aklıselimle, adaletle, huzurla atlatmasıdır. Bizim ihtiyacımız, kavgalar değil üretimdir; belirsizlik değil istikrardır. Ekonomisiyle büyüyen, sanayisiyle gelişen, savunma sanayisiyle güçlenen, üretimiyle refah sağlayan bir Türkiye’ye ihtiyacımız var.

Sevgiyle ve umutla kalın sevgili okurlarım. Çünkü ne kadar karanlık görünse de her yaprak dökümünün ardından yeni filizler çıkar.


Arzu Başkan

11.09.2025 15:29:00


Aydın’da bir evde yangın çıktı

Tayland, İran’daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye edecek

Karayazı’da tipi kazaya neden oldu: 1 ölü

Kırmızı ışıkta bekleyen otomobile arkadan çarptı: 1 yaralı

İftar vakti paket yetiştiren kurye kaza yaptı

Sobadan çıkan yangın evi kül etti

Karesi’de 413 öğrencili dev deprem tatbikatı

Mardin’de müstakil evde çıkan yangın söndürüldü

İzmir’de kaybolan yaşlı adam termal dronla bulundu

Engelli aracıyla yakalanan gençlere ceza

Kayseri’de halk otobüsü alev aldı

Gümüşhane’de askeri personel beylik tabancasıyla intihar etti

Van’da okulda dehşet: Çocuğuna kartopu atan öğrenciyi koridorda darp etti

Brahms’ın Ein deutsches Requiem eseri Ankara’da sanatseverlerle buluşuyor

Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi

İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırılarında can kaybı 72’ye yükseldi

Rize’de uyuşturucu hükümlüsü yakalandı