Kadının beyanı esastır: Adaletin kalbine dokunan bir ilke

Merhaba sevgili okurlarım.

Bugün sizlerle çok tartışılan, ama bir o kadar da toplumun vicdanını ilgilendiren bir konuyu ele almak istiyorum: “Kadının beyanı esastır” ilkesi.

Cinsel taciz, saldırı ve tecavüz olaylarında kadınların ve çocukların büyük çoğunluğu, yaşadıkları travmayı dile getiremiyor. Kimisi mesleğini kaybetme korkusuyla susuyor, kimisi toplum baskısından çekiniyor. Genç kızlar, ev hanımları, hatta çocuklar bile ifşa etmenin hayatlarına gölge düşüreceğini biliyor. Ekonomik sıkıntılar, feodal yapılar, sosyal baskılar… Tüm bunlar mağdurları sessizliğe mahkum ediliyor.

Hukukun evrensel ilkelerinden biri “masumiyet karinesi”dir. Yani bir kişi hakkında kesinleşmiş delil olmadan suçlu ilan edilemez. Bu doğru ve adil bir ilkedir. Ancak cinsel suçların yapısı gereği delil bulmak çoğu zaman mümkün olmuyor. 
İşte kadınların beyanlarının esas alınmaması, cinayetlerin ve istismarların önünü açıyor. Bu suçlar genellikle kapalı kapılar ardında işleniyor ve geriye mağdurun sözü kalıyor. İşte bu noktada “kadının beyanı esastır” ilkesi devreye giriyor. Çünkü o acıyı yaşayan, tehditleri hisseden, psikolojik yıkımı göğüsleyen kişidir mağdurun kendisi.

Ne yazık ki ülkemizde kadınların beyanları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Sanıklar hafifletici sebeplerle ceza alıyor ya da hiç yargılanmadan kurtuluyor. Sonuç? Her geçen gün artan kadın cinayetleri, taciz ve istismar vakaları. Oysa bir kadının kararlı, tutarlı ve istikrarlı beyanı, tek başına başlı başına bir delildir. Bu ilke yalnızca kadınları değil, aynı zamanda erkek çocuklarını da korumalıdır. Çünkü istismarın mağduru sadece kadınlar değildir.

“Kadının beyanı esastır” ilkesi bir ayrıcalık değil, adaletin toplumsal gerçeklerle buluşmasıdır. İstismar ve şiddet olaylarının üzerinin örtülmesi, sadece mağduru değil tüm toplumu yaralar. Vicdanlı bir hukuk düzeni, mağdurun sesini duymalı ve bu beyanı yargılamanın merkezine koymalıdır. Deliller ortaya çıktığında ise hiçbir hafifletici sebep kabul edilmemelidir.

Daha güvenli, daha adil, daha mutlu bir toplum hayali… Kadınların ve çocukların tacize uğramadığı, erkeklerin de bu adaletsizliklerin karşısında durduğu bir Türkiye mümkündür. Yeter ki bizler susmayalım, adaleti savunalım ve vicdanlarımızı diri tutalım.

Sevgi ve umutla kalın.


Arzu Başkan

29.08.2025 13:44:00


Gazze’de can kaybı 63 bin 25’e yükseldi

Kask takmayan 4 sürücüye: 3 bin 972 lira ceza

Isparta’da iki motosiklet çarpıştı: 2 ölü, 1 yaralı

Türkeli’de ormanlık alanda yangın paniği

Diyarbakır’da 17 yaşındaki Kübra’nın hayatını kaybettiği kazada ehliyetsiz sürücü hakkında 9 yıla kadar hapis istemi

Gitar çantasındaki cips paketinden uyuşturucu çıktı

Ağrı’da hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 hükümlü yakalandı

Bulgaristan’ın bürokratik engeli gurbetçinin hayatına mal oldu

Diyarbakır’da çocuğu kaçırma girişiminde bulunan şahıs tutuklandı

Çorum’da balya yüklü tır devrildi: 1 yaralı

Kanser taramalarında erken teşhis vurgusu

Sakarya’da Polikistik Böbrek Hastalığı farkındalık konferansı düzenlenecek

Denizli’de kamu hastanelerinde QR kodlu yeni dönem

Gazze’de açlık nedeniyle 2’si çocuk 5 sivil daha hayatını kaybetti

Turistlerin karavanı ile tır çarpıştı: 1’i ağır 3 yaralı

Marinadaki yangında teknelerden geriye iskeletleri kaldı

Diyarbakır’da çocuğu kaçırma girişiminde bulunan şahıs yakalandı