Ancak işin içine girdikçe karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.
Bu toplum gerçekten insanlardan mı oluşacak, yoksa insan artık sadece üyelerden biri mi olacak?
Toplum 5.0, klasik anlamda bir “teknoloji projesi” değil. Aslında sessiz bir nüfus değişimini, hatta toplumsal bir türleşmeyi işaret ediyor. Çünkü bu yeni toplumda yalnızca insanlar yok. İnsanla birlikte yaşayan, karar veren, hatta bazen insanın yerine düşünen insan-olmayan aktörler de var.
İnsan hâlâ insan mı?
Toplum 5.0’da ilk profil, bildiğimiz gibi insan: biyolojik, doğal ve tabi ki de sınırları olan. Hayvanları da bence bu kategoride toplumun parçası olarak saymalıyız.
Ama artık bu insan da yalnız değil. Onun yanında teknolojiyle artırılmış insanlar var. Beyin implantlarıyla düşünen, yapay organlarla yaşayan, sanal ve fiziksel dünyayı aynı anda deneyimleyen yeni bir insan tipi bu. Tabiki İnsan kalıyorlar ama eski insanlar gibi değiller.
Buraya kadar mesele “gelişim” gibi görünüyor. Asıl kırılma ise bundan sonra başlıyor.
İnsan olmayan ama toplumsal olanlar
Toplum 5.0’da toplumun üyeleri sadece etten kemikten değil.
• Sosyal robotlar var: yaşlılara bakan, çocuklarla konuşan, duygusal bağ kurabilen makineler.
• Dijital asistanlar var: bizim adımıza karar veren, yönlendiren, hatırlatan. Ceplerimizdeki telefonlar dahi bu toplumun üyeleri…
• Otonom sistemler var: kimse sormadan trafiği, enerjiyi, güvenliği yöneten yapılar.
Bunlar araç değil; toplumsal aktörler. Tıpkı geçmişte atların, köpeklerin, hatta tanrıların toplumda rol oynaması gibi… Ama bu kez fark şu:
Bu varlıklar öğreniyor, karar alıyor ve insanı şekillendiriyor.
Bir de henüz tam gelmeyen ama konuşulan bir profil var:
İnsan zekâsını aşan yapay zekâlar. Ne insan, ne makine; ama ikisinden de güçlü.
Bu noktada mesele teknoloji olmaktan çıkıyor.
Bu, iktidarın, ahlakın ve sorumluluğun kime ait olacağı ve Toplum 5.0 da kimin söz sahibi olacağı meselesi.
İnsan merkezli bir toplum için çalışırken insanın tek özne olmadığı bir toplum olma yolunda ne kadar uyumlu olacağız?
Doğal insan, arttırılmış insan, metainsan derken şimdiden birçok haberini duyduğumuz insana benzetilen yapay varlıklar, kendine özel insan dışı aktörler için hukuksal yaklaşımların ve kuralların yazılması ivedilikle şart görünüyor.