Bir ulusun cenazesi mi, yoksa umudu mu?

Merhaba Sevgili Okurlarım,

Öncelikle geçmiş Mevlid Kandilinizi ve  tüm İslam âleminin kandilini kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bazen içimizde öyle bir düğüm olur ki anlatacak çok şeyimiz vardır ama kelimeler boğazımızda sıkışır kalır. Ben de son günlerde böyle bir hâlet-i ruhiye içindeyim. Yine de kalemim elimdeyken sizlerle düşüncelerimi paylaşmak bana güç veriyor.

Geride bıraktığımız 30 Ağustos Zafer Bayramımızı gururla kutluyorum çünkü sadece bir takvim günü değil, bir ulusun yokluklardan, imkânsızlıklardan doğan direnişinin, topyekûn mücadelesinin destanıdır. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla verilen bu büyük mücadele; bize damarlarımızda dolaşan özgürlük kanını hatırlatıyor. Bugün de aynı inançla yarınlara bakabilmeli, gerekirse aynı kararlılığı gösterebilmeliyiz.

Bir yandan da gözüm dış politikada. İran ile İsrail arasındaki gerilimde gördük ki, teknoloji ve savunma sanayi güçlüyse bir ülke birkaç gün içinde karşı tarafı geri adım attırabiliyor. İran’ın 10 dakikada yol alan 2000 km menzilli füzesi buna örnek. Türkiye’nin de son dönemde geliştirdiği savunma sanayisinde ,yapılan açılışlar bana umut veriyor. Çünkü caydırıcılık sadece savaş için değil, barışın korunması için de önemlidir.

Fakat gündem hiç boş durmuyor; siyasette, ekonomide, dış ilişkilerde her gün yeni bir başlıkla uyanıyoruz. Son günlerin en tartışmalı konusu ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul il ve genel kongresinin iptal edilmesi ihtimali, kayyum tartışmaları ve Gürsel Tekin’in açıklamaları. Tekin’in, “Cenazemiz yerde mi kalsın?” sözleri beni özellikle sarstı. Çünkü bu ifade, 1970’li yıllarda çocukken tanık olduğum anarşi günlerini hatırlattı. O yıllarda ailemin bir tarafı sağcı, bir tarafı solcuydu ve ben küçücük bir çocukken “Cenazelerimiz yerde mi kalacak”sözlerinin nelere mal olduğuna şahit olmuştum. O günlerin korkusunu yeniden hissetmek, bugünün siyasetinde çok üzücü.

CHP gibi tarihi köklere sahip bir partide yaşanan krizler ve yargı süreçleri, ister istemez “Türkiye tek partili sisteme doğru mu gidiyor?” sorusunu akıllara getiriyor. Eğer öyleyse bu, 

bundan sonra herhangi bir siyasi partinin ki bu iktidar olsun muhalefet olsun geçmiş ve gelecekte isteğe göre yok hükmünde sayılması anlamına gelmiyor mu?

Bu durum demokrasiye, özgürlüğe saplanmış bir hançer olur. Çünkü demokrasi, çoğulculukla, farklı seslerin varlığıyla anlamlıdır.

En kötü ihtimalde ki şahsen öyle olmasını gönülden istemem tıpkı İYİ Parti’nin kuruluşunda olduğu gibi CHP içinden yeni bir siyasi oluşum doğabilir. Ancak unutmayalım, mesele isim değil, temsil ettiği değerlerdir. Eğer halk gerçekten değişim istiyorsa, o değişim hangi isimle olursa olsun iktidara taşınır. Korkunun ecele faydası yok; bekleyip göreceğiz.

Bugün Türkiye’nin asıl “cenazesi” ekonomidir. Emekliler, memurlar düşük maaşlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Fakirlik kapımızda, toplumsal huzur zedelenmiş durumda. İnsanların birbirine hakaret etmesi, şiddetin sıradanlaşması, ikili adalet algısı bunlar toplumun dokusunu çürüten sorunlar. Ahlaki ve etik değerlerin yeniden güçlendirilmesi gerekiyor.

Sevgili okurlarım, ben ülkem için her şeyin en iyisini diliyorum. Zorlukların üstesinden gelen bir millet olduğumuzu tarih defalarca kanıtladı. Yeter ki demokrasiye, üretime, bilime ve dayanışmaya inancımızı kaybetmeyelim.

Sevgi ve umutla kalın.


Arzu Başkan

4.09.2025 14:41:00


Aydın’da bir evde yangın çıktı

Tayland, İran’daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye edecek

Karayazı’da tipi kazaya neden oldu: 1 ölü

Kırmızı ışıkta bekleyen otomobile arkadan çarptı: 1 yaralı

İftar vakti paket yetiştiren kurye kaza yaptı

Sobadan çıkan yangın evi kül etti

Karesi’de 413 öğrencili dev deprem tatbikatı

Mardin’de müstakil evde çıkan yangın söndürüldü

İzmir’de kaybolan yaşlı adam termal dronla bulundu

Engelli aracıyla yakalanan gençlere ceza

Kayseri’de halk otobüsü alev aldı

Gümüşhane’de askeri personel beylik tabancasıyla intihar etti

Van’da okulda dehşet: Çocuğuna kartopu atan öğrenciyi koridorda darp etti

Brahms’ın Ein deutsches Requiem eseri Ankara’da sanatseverlerle buluşuyor

Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi

İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırılarında can kaybı 72’ye yükseldi

Rize’de uyuşturucu hükümlüsü yakalandı