Bengü Tonyalı

Tarih: 17.01.2026 11:58

Çekiç indi: Değeri hikayesi belirledi

Facebook Twitter Linked-in

Bugün bu hikayelerden bahsetmek istiyorum sizlere. 

Önce bir soralım! Neden tablolara milyon dolarlar ödenir? Basitçe aklımıza gelenleri sıralayayım. Sonra sında ben bir tablonun hikayesini paylaşacağım. Gerisine varın siz karar verin artık…

                ⁃              Statü Simgesi olduğu için,

                ⁃              Değeri düşmeyecek bir yatırım olduğundan,

                ⁃              Aldıkları tabloları müzelere bağışladıklarında, vergi indirimi aldıklarından,

                ⁃              Kara para aklamak istediklerinden,

                ⁃              Parayı depolayıp, mobilize edebilmek için, vergi, gümrük uğraşmadan ülkeden ülkeye götürebilmek amacıyla, gibi gibi…

Sanat dünyasında büyük satışların arttığı dönemler vardır. Özellikle ekonomik belirsizlik zamanlarında, paranın dolaşımdan çekilip daha kalıcı ve anlam yüklü alanlara yöneldiği söylenir. Bu alanların başında hikayeleri olan tablolar en başta gelir.

Kimi bunu sanatın tarihsel rolüyle açıklar, kimi güçlü isimlere yönelen bir piyasa refleksi olarak görür. Gelelim son zamanların en büyük açık arttırmasına; 

Gustav Klimt'in “Portrait of Elisabeth Lederer” eseri, Kasım 2025'te Sotheby's'te tam 236,4 milyon $ gibi rekor bir fiyata alıcı buldu. Bu tablo sadece bir sanat eseri değil simgesel, politik ve duygusal bir hikayenin tanığı. Klimt, Elisabeth Lederer'i 1914–1916 yılları arasında resmetti. Tam 20 dakikada satıldı. Viyana’nın en zengin ailelerinden birinin kızı olan Elisabeth Lederer için yapılan bu portre Nazi işgali sırasında tüm koleksiyon yağmalanırken çok Yahudi göründüğü için orada bırakılmıştı.

Elisabeth Lederer, hayatta kalabilmek için Yahudi olmayan Klimt’in kendi babası olduğu yönünde bir hikâye uydurdu. Eski kayınbiraderi, yüksek rütbeli bir Nazi yetkilisinin yardımıyla, Nazileri Klimt’in soyundan geldiğine dair bir belgeye ikna etti. Bu sayede Lederer, 1944’te hastalıktan hayatını kaybedene dek Viyana’da yaşamayı başardı.

Aynı zamanda eser, kozmetik devi The Estee Lauder Companies'in varisi olan ve 92 yaşında vefat eden milyarder Leonard A. Lauder'in koleksiyonunun bir parçasıydı.

Bu tabloyu değerli kılan gördüğünüz gibi yalnızca Klimt imzası değil; portrenin hikâyesi. Tabi ki nadirliği ve döneminin estetiğini kusursuz biçimde taşıması da o kadar değerli.

Sanat eseri olsun olmasın yaptığınız işin bir hikayesi olması onu katbekat değerli kılacaktır. Bunu bir düşünün derim. 

Piyasalar değişir, rakamlar dalgalanır. Ama geriye hikâye kalır. Ve bazı hikâyelerden değerler doğar.

Belki duvarınıza asacağınız, belki kütüphanenizde göreceğiniz, belki de sizin henüz yazmadığınız….


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —