Tarih: 12.02.2026 12:35

Buluştuğu kişiler tarafından ailesinin gözü önünde tekme tokat darp edildi, tehditler sürünce ailesiyle İstanbul’u terk etti

Facebook Twitter Linked-in

İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde iddiaya göre, kendisine gelen bir telefonun ardından 7 aylık hamile eşi ve 5 yaşındaki çocuğuyla kendisini çağıranların yanına giden kişi, ailesinin gözü önünde tekme tokat darp edildi. Kaçarak polise sığınan kişinin başına hastanede 14 dikiş atılırken, aile tehdit telefonları almaya devam edince çareyi İstanbul'dan taşınmakta buldu. İlk evliliğinden olan 18 yaşındaki oğlunun uyuşturucudan yakalanıp serbest bırakıldığını iddia eden adam, kendisini darp edenlerden şikayetçi olduğunu belirterek bir an önce yakalanmalarını istedi.
Olay 3 Kasım 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında İstanbul Bayrampaşa meydana geldi. İddiaya göre, Cumali A. (43), telefonla çağrıldığı noktaya eşi S.A. (42) ve 5 yaşındaki çocuğuyla birlikte gitti. Burada bir grup, adamı zorla araca bindirmeye çalıştı. Direnmesi üzerine Cumali A. ailesinin gözleri önünde darp edildi. 7 aylık hamile kadın eşinin gözleri önünde darp edildiğini görünce büyük korku yaşadı. Cumali A. olaydan kaçarak polis ekiplerine sığınırken, hastaneye adamın kafasına 14 dikiş atıldı.

Şehri terk etmek zorunda kaldılar
Olayın ardından tehdit ve baskıların sürdüğünü ileri süren aile, bir süre İstanbul'da farklı adreslerde kaldıktan sonra can güvenlikleri kalmadığı gerekçesiyle şehri terk etti. Olaydan yaklaşık 2 hafta sonra S.A.'ın erken doğum yaptığı, bebeğin bir süre yoğun bakımda kaldığı, ailenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi şekilde etkilendiği öne sürüldü. Cumali A.'nın ilk evliliğinden olan bir uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla bir süre cezaevinde yatan ve daha sonra serbest bırakılan 18 yaşındaki E.A.'nın arkadaşlarıyla ailenin İstanbul'daki evine izinsiz girdiği ve eşyaları sattığı iddia edildi. Cumali A.'nın ilk evliliğinden 4, ikinci evliliğinden 2 çocuğu olduğu öğrenilirken, aile yaşanan süreçte çocukların da büyük travma yaşadığını belirtti. Cumali A. ve eşi S.A, şikayetçi olduklarını belirterek, şüphelilerin bir an önce yakalanmasını istedi.

Olay gecesi yaşadıklarını anlatan Cumali A., telefonla çağrıldığı noktaya konuşmak amacıyla gittiğini belirterek, "Olay 3 Kasım akşamı saat 22.00 sıralarında oldu. İstanbul Bayrampaşa'daki evimde otururken bana cep telefonuma bir telefon geldi. 'Abi gel seninle konuşacağız' dediler. Ben dedim ki ne konuşacağız kardeşim? 'Yok gel, seninle konuşacağız' dediler. Ben evden çıkarken, eşim de geleceğini söyledi. Beni çağırdıkları yer tenha bir yerdi, fabrika tarafıydı. Kimsenin olmadığı bir yerdi. Ben bu şahıslara güvenmediğim için eşimle beraber 4-5 sokak ileride, daha işlek bir sokağa çağırdım. Eşimle ve çocuğumla birlikte gittik. Bir araba sağıma, bir araba soluma, bir araba arkama gelecek şekilde önüme kırdılar. Eşimde benim 5-10 metre gerimdeydi. Geldiler, bana 'arabaya bin' dediler. Ben 'arabaya niye bineceğim kardeşim' dedim. Kolumdan tuttular, başımdan tuttular, zorla arabaya sokmaya çalıştılar. Arabaya binmeyince 'sen bizim kardeşimizi yaktın' dediler. Bana mahallede uyuşturucudan yakalanan bir şahsı benim ihbar ettiğimi söylediler. Ben kimseyi ihbar etmediğimi söyledim. 'Savcılığa, dokümanlar çıksın, ben etmişsem beni o zaman vurun' dedim. Ama dinlemediler. Arabaya binmediğim için 12-13 kişi tarafından darp edildim. Başım yarıldı, burnum kırıldı, kaburgalarımda ezilme oldu. Kan revan içindeydim. Oradan kaçıp bir polis ekibine sığındım. Allah razı olsun. Polislerimiz sağ olsun. Beni darp ettiklerini, kan revan içinde olduğumu söyledim. Onlara sağ olsun beni hastaneye aldılar. Oradaki sağlık personelleri geldi. Kafama 14 tane yakın dikiş attılar. Burnumda kırıklar var. Kaburgalarımda ezilme oldu. Ben konu hakkında şikayetçi oldum" dedi.

"Can güvenliğim olmadığı için İstanbul'u terk etmek zorunda kaldım"
Olayın ardından tehditlerin sürdüğünü iddia eden Cumali A., "Ertesi gün evimdeyken telefonla tehdit edildim. 'İn aşağıya, işimiz bitmedi, seni yarım bırakmayacağız' dediler. Çocuklarım evdeydi. Polis eşliğinde evi terk etmek zorunda kaldım. 7 gün arkadaşlarımın yanında kaldım. Can güvenliğim olmadığı için İstanbul'u terk etmek zorunda kaldım" dedi.
İlk eşinden olan 18 yaşındaki daha önce madde kullanmaktan yakalandığını ve daha sonra serbest kaldığını ifade eden Cumali A. , "Bana bıçak çektiği, bana yumruk attığı için evden uzaklaştırma aldım. Benim evim yıkılmış. Benim barkım yıkılmış. Ben evimden olmuşum. Ben çoluğumdan çocuğumdan olmuşum. Çocuklarım psikolojisi dağılmış, ben darp edildim. Hanımım erken doğum yaptı. Evim yıkıldı. Darmaduman oldum. Yani bu konu hakkında kimse beni ne aradı ne sordu. Yani bu yapılan zulümde benim zoruma gidiyor. Çünkü ben evlatlarıma sahip çıkmaya çalışan bir babayım. 20 senelik emeğim heba oldu. Sırf o uyuşturucu satan torbacılar yüzünden" diye konuştu.

Dehşet anlarını anlattı
Eşinin darp edilmesini gözleriyle gördüğünü belirten S.A. yaşanan panik anlarını da şöyle anlattı:
"Eşimin önünü arabalarla kestikleri sıra yanlarına gitti. 'Ne yapıyorsunuz. Ben 7 aylık hamileyim. Bakın 5 yaşında çocuğum var elimde' dedim. Eşimi ısrarla arabaya bindirmeye çalıştıkları an çığlık attım. Bu sefer arabalardan indiler. Sağlı sollu her şekilde eşime gözlerimin önünde saldırdılar. O kaçtı. Onlar peşine düştü. Ben onların peşine düştüm. 5 yaşında çocuğum arabaların arasında sığındı. Bir manav tarafından çocuğum alıp saklanılmış. Sonra eşim neredeydi bilmiyordum. Polisler gelip beni aldılar." dedi.
İstanbul'u terk edip başka bir şehre yerleştikten sonra erken doğum yaptığı ve doğumdan sonra ameliyat olduğunu aktaran S.A.; "Farklı bir şehre yerleştikten sonra ben birkaç gün sonra yüksek tansiyondan, gebelik zehirlenmesinden erken doğum oldu. Bebeğim 45 gün yoğun bakımda kaldı. Küçük oğlum, 5 yaşındaki oğlum psikolojik tedavi gördü. Diğer çocuklar aynı o şekilde. Eşim psikolojik tedavi gördü, ben kendim öyle. Bundan sonra bebeğime bakamadan tekrar bir safra ameliyatı oldum" diye konuştu.

Eşimin en büyük oğlu olan 18 yaşındaki E.A. ve arkadaşları tarafından evinin soyulduğu öne süren S.A.; "Komşum tarafından bana haber geldi. Bana buradan eşya taşıyıp taşımadığımızı sordu. Biz eşya almadığımızı söyledik. Bir gece kamyonun geldiğini söyledi. Evimize polis ekipleri gönderdik. Evimde uyuşturucu, madde kullanan büyük eşimin ilk oğlu ve arkadaşları, evimi madde bağımlısı, batakhaneye çevirmiş, bütün özel eşyalarım satılmış. Evimi darmaduman edilmiş. Şu anda evime de gidemiyorum. Hiç özel eşyam hiçbir şeyim de kalmamış. Yani şu an ortadayız, hiçbir şeyimiz de yok" ifadelerini kullandı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —